11 Temmuz 2017 Salı

5

Get Out



Get Out, 2017 yılın da çıkmış, Jordan Peele’ın yazıp yönettiği bir film. IMDb’de korku, gizem türlerine girse de korku asla değil. Kesinlikle bir gerilim filmi.

Eteğimdeki taşları dökmeden önce konusundan bahsedeyim: Afro-Amerikan Chris’in, oldukça beyaz kız arkadaşının ailesiyle tanışma vakti gelmiştir. Bir haftasonu Rose’un ailesinin yanına giderler. Eve varınca bir tuhaflık sezse de aldırış etmez. Ancak Afro-Amerikan olan ev çalışanları bariz bir şekilde tuhaf davranmaktadır. Bunun yanında Rose’un annesi oldukça iyi bir psikiyatristtir ve çok etkili bir hipnoz tekniği geliştirmştir. Chris’i sigara için tedavi etmek istese de Chris buna karşı koyacaktır. Chris oldukça tuhaf durumların içinde bulacaktır kendini.

Yazının belli bir kısmına kadar spoiler vermeyeceğim, vereceğim kısımda belirteceğim zaten, oradan sonrasını filmi izlemeden okumanızı önermem.



Şimdi öncelikle epey uzun bir zamandır böyle güzel ilerleyen bir gerilim filmi izlememiştim kabul ediyorum. Kurgusu oldukça iyi ilerliyor, her şey çok iyi gözükmesine rağmen o tekinsizliği hissettim ben, ki bu çok çok uzun zamandır yakalayamadığım bir şey.

Açıkçası hikâyeyi de ilginç buldum ki, bazıları da tam tersine klişe bulmuş. Açıkçası filmi konusuna bakmadan izlemiştim, “korku” sanarak izlemeye başladığım için de lanetli ev temasına evrilecek sanmıştım, daha sonra alakası olmadığını görmek de oldukça mutlu etti tabii.

Filmin psikolojik gerilim temasına uymasını da oldukça iyi buldum. Hatta sonunda bilim kurguya biraz da fantastik havaya kaymasını da oldukça başarılı buldum. Filmin sonu hakkında spoilerlı kısımda bahsedeceğim için bunu burada bırakıyorum.

Eğer konuyu şu an bu yazıda öğrendiyseniz bilin ki, hiçbir şey vermedim size. Ancak izlemeye karar verirseniz de ekstra bir şey öğrenmeden başlayın derim ben. Bana güvenin bu konuda (:



Filmin alt metinleri de aslında oldukça dolu; “Ben insan ayrımı yapmıyorum, benim X arkadaşım da var” gibi leş muhabbetlerin Amerikanya versiyonunu görüyorsunuz, güzel bir eleştiri var. Ayrıca Afro-Amerikan vatandaşların ayrımcılığa uğraması konusundaki ince göndermeleri de başarılı bulduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Bunlar haricinde yakın ve uzak Amerika tarihine de referanslar ve dokundurmalar mevcut.

Filmi başarılı bulduğum bir diğer nokta ise, Rod gibi bir yan karakter barındırması. Gerilim filminde kahkaha ile güler misiniz? Evet, Rod gibi bir karakterle bunu başarmışlar. Bir anda dedektif tirplerine girmeyi çalışması, en başından beri haklı olması, harikaydı ya harika! filmi tekrar izleyecek olursam sırf Rod için olur büyük ihtimalle.

Anlayacağınız, ilginç, konusu yönüyle farklı, gidişatı yönüyle bir miktar değişen ve bilim kurgu havasına giren çok çok sevdiğim bir gerilim filmi oldu. Alt metinlerini de düşünerek izleyecek olursanız, daha bir keyifli olur benden söylemesi.



Şimdi spoilerlar!

Chris’in hipnotize edildiği kısımları oldukça başarılı bukdum. Belki mükemmel değildi ancak sürrealizm gayet kendini hissettiriyordu. O boşlukta olma, dışarıdan bakma hissi oldukça iyi ifade etti filmi. Ayrıca Chris’e klişe belki ancak bir çocukluk travması verilmesi oldukça mantıklı, karakterin altını dolduran bir durumdu.

Kadın çalışanın, telefon sahnesindeki oyunculuğunu da oldukça yerinde buldum. “Her şey çok güzel”vari bir konuşma yaparken hissettirdiği şey tam aksiydi. Evet, alırız bir dal iyi oyunculuk. Bunu kaçırılan Afro misafir için de söyleyebilirim, tüm o “iyiyiz” muhabbetlerinin arkasındaki o tuhaflığı sezdirmesi ve flash patladıktan sonra kendine geldiği anda Chris’i üstü kapalı ordan kovması oldukça iyi sahnelerdi. Özellikle son anda intihar eden arkadaşın psikolojisini o kadar iyi anladım ki; gerçekten verilmek istenen çok öz bir şekilde verilmiş ve bitmiş.

Filmin sonunda Chris’in herkesi öldürmesini de oldukça iyi buldum. Hayır, cani değilim açıklıyorum. Klasik korku / gerilim filmlerinde protagonistimiz o evden kaçmaya çalışır ancak bu kaçışta pek kimseyi öldürmeye çalışmaz ya, hah o öyle değil. İnsanın hayatta kalma güdüsü ile yapmayacağı şey yoktur, hele güven duygusu için daha bile fazlasını yapar. Yani Chris’in orada öldürerek ilerlemesi aslında verilen en mantıklı hareketti. Son anki durumu katmayın buna, o son dakikalar gerilimiydi. Bu olmasa başka bir sahne konacaktı oraya. 

Spoiler bitti! 


Ayrıca ters köşe olan filmdir. Şöyleki, filmin başından biri Chris’i tutuk biri olarak gördük. Çocuk filmin sonunda -tam da olması gerektiği gibi- açıldı. İşte buna plot twist mi dersiniz, deux ex machina mı dersiniz orasına siz karar verin.

Ay Rod ya yine hatırladım asdfghjkldfghjk Helal sana Rod!

Ayrıca –filmi izleyeli çok olmadı ama unutacak kadar çok olmuş aslında- şu an hatırlayamıyorum ancak Rose da dahil olmak üzere ailesindeki her bireyin psikojik bir sorunu göze çarpıyordu. Filmi tekrar izlersem ve yine gözüme çarparsa editlerim burayı. (Ya da ben teori kasıyorum ^-^)

Öyle yani, gidin izleyin.



(ROD, ay yine hatırladm, ROD! ASDFGHJKLŞJGFDFGHJKLŞLKJHG)

5 yorum:

  1. Çok benzer yorumlar yapmışız.
    Ben de filmi verdiği o tuhaf rahatsızlık duygusunu sevdim. Ama özellikle ilk bölüm çok güzeldi. Ve kesinlikle Rod karakterine bayıldım. İzlerken ben de kahkahalarımı tutamadım. Bir tutam komedi güzel de olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahah kesinlikle katılıyorum ^-^

      Sil
  2. İzleyeceklerim listesine aldım :)

    http://tembelprenses.blogspot.com.tr/2017/07/h-makyaj-sungeri.html

    YanıtlaSil
  3. Fragmanıni görmüştüm baya ilgimi çekmişti, güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık :) Takipteyim, bana da beklerim.. ^^

    YanıtlaSil

Yorumunuzu eksik etmeyin, her biri çok değerli^^